'V. Sağlık Bakanları Konferansı'

Bakanlığımız Ev Sahipliğinde Gerçekleşti



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Çırağan Sarayı’nda düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 5. Sağlık Bakanları Konferansı’nın kapanış oturumuna katıldı. Konferansa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, İİT Genel Sekreteri İyad Medeni, İİT Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Naim Han ve 43 ülkenin Sağlık Bakan, Bakan Yardımcısı ve Müşteşarı iştirak etti.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan konferansta bir konuşma yapan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Bundan önce olduğu gibi ülkenin dönem başkanları süresinde ve sonrasında da İslam aleminin ve insanlığın sağlığına, refahına her türlü katkıyı yapmaya hazır olduğumuzu buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum. Yiyecek bulamadığı için hayatını kaybeden bir çocuğun aşısı yapılmadığı için ömrünün geri kalan kısmının bir başkasının desteği ile yürüten bir çocuğun acısının yine bizler hissedecek yine bizler paylaşarak azaltacağız” dedi.

“G-20’de aşırıcılığa karşı alınan ortak kararlarla, ortak mücadele konusunda görüş birliği içerisinde olduk”

Konferansta bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam ülkeleri arasındaki en kapsamlı ve etkin işbirliği İslam İşbirliği Teşkilatı'nın sorumlulukları her geçen gün artıyor. Dünyada giderek derinleşen terörizm ve mülteci sorunlarının merkezinde Müslüman toplumlar ve İslam dünyası yer alıyor. Suriye başta olmak üzere bölgemizde yaşanan insani dramlar devam ederken içinde birde Müslümanlara yönelik nefret saldırıları ırkçı tutumların yükselişiyle karşı karşıyayız. Geçtiğimiz günlerde Antalya’da yapılan G-20 Liderler Zirvesi’nde bu konuyu ayrıntılı olarak ele alma imkanı bulduk. Zirvede temsil edilen Müslüman nüfusun liderlerinin aşırıcılığa karşı aldığı ortak kararlarlar, ortak mücadele konusunda görüş birliği içerisinde olduk. İslam İşbirliği Teşkilatı içinde temsil edilen tüm ülkelere bu noktada çok önemli görevler düşüyor” dedi.

“Terör örgütlerinin oyunlarını birlikte bozmalıyız”

 “Müslümanlar olarak sorumluluk çok büyük İslam adını kullanarak Müslümanlara en büyük zararı veren DAİŞ, El-Kaide, Boko Haram gibi örgütler karşısında hep birlikte el ele vererek, net ve ilkeli tutum ortaya koymalıyız” diyen Erdoğan, “İslam Müslüman cihat mücahit şeriat gibi kavramların bu teröristlerin aracı olmaktan istismar aracı olmaktan kurtarmalıyız. Bu örgütler, bu kavramlar üzerinden Müslümanların kanlarının döken, onurlarını kıran, geleceklerini karartan güçlerini oyununu hep birlikte bozmalıyız. Dünyadaki bir 17 Müslüman’ın izzetinin bir avuç teröristin insafına terk edemeyiz, etmemeliyiz. Bu aziz dinin sahibi ve koruyucusu elbette Allah’tır. Allah ama bizimde kendi haysiyet ve istikbalimize daha sıkı bir şekilde sahip çıkma sorumluluğumuz elbette vardır. Kendi coğrafyamızda ortaya çıkan ve bir proje ürünün olduğu her hainden belli olan bu örgütlerin önünün biz kesmezsek neler olduğunu görüyoruz. Artık bu gidişe hep birlikte dur demeliyiz” ifadelerini kullandı.

“Teröre karşı bugün mücadele vermezsek yarın daha karanlık olacaktır”

 “Peygamberimiz merhamet peygamberidir, barışın timsalidir. Merhamet dini olan sevgi, dini olan vicdan, dini olan ilim, dini olan İslamın terörle zulümle ölümle, cehaletle anılmasının önüne geçmek hepimizin boynunun borcudur” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Şimdi mücadele zamanıdır. Teröre zulme adaletsizliği kine öfkeye israfa aşırıcılığa dinimizin yasakladığı her türlü kötülüğe mücadele zamanıdır. Eğer bu mücadeleyi hemen vermeye başlamazsak, yarın hepimizin için daha karanlık olacaktır. Gündüzü geceye çevirende geceyi gündüze döndüren de Allah’tır. Mücadelemizde başarılı olabilmek için Rabbimize güvenmemiz onun emrettiği şekilde dosdoğru olmamız kafidir. Müslümanlar olarak birlik ve beraberliğimizi kardeşliğimizi tesis ettiğimiz an bu kardeşinizin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey yoktur. Her birimiz bu meseleyi kendi ülkelerimiz nezdinde gündeme getirdiğimizde mutlaka bir farkındalığın oluşmasına katkı sağlarız. Aynı anlayışı her platformda ortaya koyduğumuzda çok muazzam bir sinerjinin ortaya çıkacağına inanıyorum. Bu birlik ve beraberliğe kardeşlik ve uyanışa gerçekten çok ihtiyacımız var. Ancak inananlar kardeştir. Kardeşliğimizin gereği yerine geliyor mu? Burada soru işareti, maalesef. O günlerin çok yakın olduğunu ümit ediyorum” şeklinde konuştu.

“BM ve diğer insan örgütleri mültecilere iyi hizmet veremedi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Son 12-13 yıl içerisinde sağlıkta ciddi adımlar attık ve sıçramalar gerçekleştirdik. Devlet yönetiminde temel ilke olan insanı yaşat ki, devlet yaşasın sözünün sağlık alanında görmek mümkündür. Hem insan hem alt yapı hem de insan kaynağı bakımından, sağlık bakımından kat ettiğimiz mesafe devrimdir. Her yıl yurtdışından gelen 400 bin kişiye de sağlık hizmeti verebilir hale geldik. İlaveten Suriye ve Irak'tan ülkemize gelen kardeşlerimizin sağlık hizmeti ihtiyaçlarını da aynı sistem içerisinde ciddi bir aksaklığa mahal vermeden karşıladık. Suriye’de istikrarsızlığın başladığı 2011’den bu yana yaklaşık 5 milyon insan ülke dışına gitmek zorunda kaldı. Bunların 2 milyon 200 bini Türkiye’ye, 1 milyonu Lübnan 650 bini, Ürdün 250 bin, Irak’ta hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. Kalanı da çeşitli ülkelere dağılmış durumdadır. Suriye’de yaşanan her şeye yeni göç dalgalarını ortaya çıkarıyor. BM ve diğer örgütler iyi bir hizmet veremedi. İslam dünyası bu konuda dayanışma koymadı. Bir Türkiye olarak mülteciler için ne yaptık? Sadece kamplarda kalanlar için kalan para 8 buçuk milyon dolardır. 280 bin kişi kamplarda kalıyor. 2 milyon 200 bin Suriye, 300 bin Iraklı, Türkiye’nin değişik vilayetlerinde, 500 bin İstanbul’da var. Bunlara STK, belediye bakıyor. Buradan meydana gelecek sosyoloji ve psikolojik tramvayı düşünebiliyor musun? Bütün bunlarla mücadele edeceğiz. Ülkemizin değişlik vilayetlerinde her yerde, bunlarla karşı karşıyayız. Biz bu meseleye insani ahlaki ve İslami bir vazife olarak bakıyor ve çalışmalarımızı hızlı şekilde yürütüyoruz. Halkıma diyorum ki onlar muhacirdir, siz ensar olmaya devam edeceksiniz.  Bu görev de bize düştü. Batı destek verse de vermese de, biz bunu sonuna kadar yürütmeye devam edeceğiz. Gönül Tüm İslam ülkelerini yanımızda görebilmeyi isterdi, olanlar da var onlara şükran ediyorum.”




Güncelleme Tarihi: 17/10/2017