Basın Duyurusu (02.01.2012)

Verem (tüberküloz) hastalığı, “Mycobacterium tuberculosis” basili tarafından oluşturulan ve solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır.

Veremle ilgili toplumun bilgilendirilmesi ve bu hastalığa karşı bütün kesimlerin dikkatinin çekilmesi amacıyla her yıl ocak ayının ilk pazar gününden başlayan hafta Verem Savaşı Eğitim ve Propaganda Haftası olarak belirlenmiştir. Bu yıl da 01-07 Ocak 2012 tarihleri arasında “65. Verem Savaşı Eğitim ve Propaganda Haftası” çerçevesinde illerde konu ile ilgili çeşitli etkinlikler düzenlenecektir.

Dünya’da ve Türkiye’de Verem Hastalığı

Verem, insanlık tarihi kadar eski bir hastalık olmasına rağmen hala tüm dünyada bir halk sağlığı sorunu olarak önemini korumaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) raporlarına göre, günümüzde, dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri (2 milyar kişi) tüberküloz mikrobu ile enfektedir. Bu insanların % 10’unun, yaşamlarının bir döneminde vereme yakalanma ihtimali bulunmaktadır.

DSÖ tarafından her yıl dünyada yaklaşık 9 milyon kişinin verem hastalığına yakalandığı ve 2010 yılında 1,5 milyon insanın bu hastalıktan öldüğü belirtilmiştir. Dünya genelinde tüberküloz insidans, prevalans ve mortalitesinin en yüksek olduğu bölgeler; Afrika ve Güney Doğu Asya bölgeleridir. Verem, dünyada bir tek etkene bağlı olup tedavisi olmasına rağmen en çok ölüme yol açan hastalıklardan biridir.

DSÖ Küresel Tüberküloz Kontrolü 2011 Raporu verilerine göre Türkiye’nin 2010 yılı Tüberküloz prevalans hızı yüz binde 24, insidans hızı yüz binde 28, mortalite hızı ise yüz binde 3,1’dir. Ülkemizde, 2010 yılında verem savaşı dispanserlerine (VSD) kayıtlı toplam tüberküloz vaka sayısı 16 bin 551, yeni vaka sayısı 15 bin 183’tür. Bu hastaların %60’ı erkek, %40’ı kadındır. Hastaların yaklaşık %65’inde akciğer tüberkülozu varken, %35’inde akciğer dışındaki organlarda (Lenf bezleri, plevra, kemik, böbrek, beyin vb.)  tutulma görülmektedir. Türkiye’nin, 2009 yılı yeni yayma (+) olgularda tedavi başarısı %91’dir. Yeni yayma (+) olgularda tedavi başarısı konusunda Türkiye DSÖ Avrupa Bölgesinde yer alan 53 ülke arasında başarı sıralamasında 3. sırada yer almaktadır.

Verem Hastalığının Belirtileri

Verem hastalığının genel belirtileri arasında; halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş, gece terlemesi, çocuklarda kilo alamama bulunmaktadır. Akciğer tüberkülozunda; öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı, nefes darlığı şikâyetleri görülebilmektedir. İki-üç haftadan uzun süren öksürüğün olması durumunda veremden şüphelenmek gerekir. Bu yakınmaların başka bir çok hastalıkta da rastlanılabilmesi nedeniyle, bu tür şikayetleri olanların aile hekimlerine ya da en yakın verem savaşı dispanserine müracaat etmesi gerekmektedir.

Veremle Savaşı Kazanmakta Kararlıyız

Ülkemizde verem savaşı Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisi (DGTS) ve Stop TB Stratejisi çerçevesinde yürütülmektedir. Stop TB Stratejisi hedeflerine ulaşabilmek için Bakanlığımızca verem savaşı hizmetlerine ilişkin yeni faaliyetler gerçekleştirilmiştir.

Verem Savaşı Dairesi Başkanlığı tarafından verem savaşı dispanseri hekimlerine 2009 yılında “Mesleki Gelişim Eğitimleri”verilmeye başlanmıştır. 2009 yılında 43, 2010 yılında ise 198 hekim eğitilmiştir. 2011 yılı içinde bu eğitimler sertifikalı eğitim programı kapsamında uygulanmaya başlanmış ve 181 hekime sertifikalı eğitim verilmiştir. 

Ülke genelinde, tüberküloz tanı ve tedavisinde gerekli standartları yakalamak amacıyla “Tüberküloz Tanı ve Tedavi Rehberi” hazırlanmıştır. Tüberküloz hastalarının eğitimi ve bilgilendirilmesi çalışmaları kapsamında “Verem (Tüberküloz) Hastaları ve Hasta Yakınlarını Bilgilendirme Rehberi veVeremli Hastaların Hak ve Sorumlulukları” kitapçığı hazırlanmıştır.

Veri kalitesi ve tamlığını artırmak, programın izleme ve değerlendirmesinin anlık yapılmasının sağlanması ve bu sayede ulusal tüberküloz kontrol programının güçlendirilmesi amacıyla Verem Savaşı Dairesi Başkanlığımızca Elektronik Tüberküloz Yönetim Sistemi (e-TYS) kurulması çalışmaları tamamlanmak üzeredir. Sistemin pilot uygulamasına 2012 başında geçilmesi planlanmıştır.

Adana, Kayseri, Eskişehir, Samsun, İzmir, İstanbul, Bursa, Antalya, Trabzon, Erzurum, Diyarbakır, Edirne, Aydın, Muş, Konya, Sakarya, Van ve Gaziantep illerindeki mobil tarama ekipleri tarafından 1 Ocak - 30 Haziran 2011 tarihleri arasında 181 bin 191 kişi taranmış, 2 bin 495’i tüberküloz şüphesi ile ileri tetkikleri yapılmış, 33 kişide tüberküloz saptanmıştır.

Sağlık Bakanlığı, bugün itibariyle 196 verem savaşı dispanseri, 22 bölge tüberküloz laboratuvarı, 4’ü eğitim-araştırma hastanesi olmak üzere 16 göğüs hastalıkları hastanesi ve diğer bütün birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşları ile verem savaş hizmetlerini sürdürmektedir.

Teşhis ve Tedavi

Verem hastalığının tedavisinde, ortalama 6 ila 8 aylık bir tedavi süresi ile %95-99 iyileşme sağlanmaktadır. İlaç tedavisine başlandıktan 15-20 gün sonra bulaştırıcılık ortadan kalkmaktadır.

Verem tedavisinde ilaçların düzenli kullanılması büyük önem arz etmektedir. Çünkü tedavinin yarım bırakılmasıyla birlikte hastalar etrafa basil yaymaya devam edeceklerdir. Tedavi süresinde ilaçların eksik ya da düzensiz kullanılması nedeniyle hastalık iyileşmeyecek aksine kullanılan ilaçlara direnç geliştirebilecektir. Bu durumda hastalığın tedavisinde daha fazla ilaç kullanmak gerekecek ve tedavi süresi iki yıla kadar uzayabilecektir.

Ülkemizde verem hastalığının teşhis ve tedavisi ücretsiz olarak yapılmaktadır. Tedavide kullanılan birinci ve ikinci seçenek tüberküloz ilaçları verem savaşı dispanserlerinden ücretsiz olarak verilmektedir.

Teşekkür

Bu hafta vesilesiyle veremle savaşımızda emeği geçen bütün sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyorum


                                                                                       Prof. Dr. Nihat TOSUN
                                                                                         Sağlık Bakanlığı Müsteşarı


Güncelleme Tarihi: 30/09/2015