TR   EN

"Üreme Sağlığı Eğitimcileri" hakkında genelge yayımlanmıştır

Bilindiği üzere anne ve bebekler sağlık hizmetleri açısından risk altında bulunan ve öncelik tanınması gereken iki önemli grubu oluşturmaktadır. Bakanlığımızca, ülkemizde anne ve bebeklerin hayatının korunması, sağlık düzeyinde farklılıkların azaltılması, verilen hizmetlerin kalitesinin artırılması ve ihtiyacı olanlar tarafından gerektiği biçimde kullanılması için iyi planlanmış bir sağlık sistemi geliştirilmiş ve güçlendirilmiştir. Bu kapsamda ana çocuk sağlığı ve aile planlaması hizmetlerini iyileştirmenin yanısıra ulaşılabilirliğinin arttırılması, hizmetlerin etkililiği ve sürekliliğini sağlamak amacıyla bir dizi program yürütülmektedir. Söz konusu programların başarı ile yürütülebilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için eğitim, hizmet, yönetim sistemlerinin bilimsel ve doğru stratejilerle, iyi işletilmesi gerekmektedir.

Çok boyutlu bir kalkınma göstergesi olarak anne ve bebek ölüm düzeyi, üreme sağlığı hizmetlerinin yürütülmesi ve kalite seviyesi ile yakından ilişkilidir. Gebelik,  doğum eylemi ve lohusalık esnasındaki komplikasyonlar, gelişmekte olan ülkelerde üreme yaşındaki kadınlar arasında önde gelen ölüm ve sakatlık nedenidir Bin Yıl Kalkınma Hedefleri’nin 5. hedefi, anne sağlığının geliştirilmesi kapsamındaki temel müdahaleler, anne ölümlerinin azaltılması(Hedef 5.A) ve üreme sağlığına evrensel erişimin sağlanması(Hedef 5.B)  olarak belirlenmiştir. Üreme sağlığı hizmetlerine evrensel erişimin temelinde hizmetlerin birinci basamak sağlık hizmetleri içinde sunulması ve ulaşılabilir olması kilit unsurdur.

Uygulanmakta olan Sağlıkta Dönüşüm Programı, sektörü yeniden yapılandırma anlayışına uygun olarak, sağlık alanının yeniden düzenlenmesini sağlama yolunda atılmış çok önemli bir adımdır. Bu program ile Bakanlığımızca başlatılan dönüşüm çabaları stratejik planlama çalışmaları ile revize edilerek yeni bir anlayışla düzenlenmiştir. Bu kapsamda hizmet verilmesi gereken nüfusa hizmeti ulaştırmak,  en ücra yerleşim yerlerinde hizmet sunumunu sağlamak amacı ile gezici sağlık hizmeti uygulamasından, misafir anne hizmetine, şartlı nakit transferinden 5510 sayılı kanunla tüm nüfusun sosyal güvenlik kapsamına alınmasına kadar pek çok müdahale gerçekleştirilmiş, böylelikle sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması ve artırılması amaçlanmıştır. Kuşkusuz her alanda olduğu gibi sağlık alanında da yapılacak yeni düzenlemelerin başarılı olabilmesi için, sisteme dahil olan tüm kurumların bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerekmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü 2008 yılı raporunda, Alma-Ata deklarasyonunu tekrar gündeme getirerek “eşitsizliklerin giderilmesi, hizmet sunumunun iyileştirilmesi başta eğitim olmak üzere tüm ilkelerin gözden geçirilmesi gerektiğini” vurgulamıştır. EngenderHealth Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Hizmet Standartlarında; hizmet sunanın üç gereksiniminden birisi “Bilgilenme, Eğitim ve Gelişim Gereksinimi”dir. Bu gereksinimde “Personel hizmet verdiği konudaki bilgi ve becerilerini güncel durumda tutabilmek, sunduğu hizmetin kalitesini sürekli olarak geliştirebilmek için bilgi, beceri, kesintisiz eğitim ve mesleki gelişme olanaklarına gereksinim duymaktadır” ifadesi yer almaktadır.

Bu kapsamda hizmet içi eğitimlerin kurumsallaşması ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, ülke genelinde 91 Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Eğitim Merkezi, hizmet sunum kapasiteleri genişletilerek Üreme Sağlığı Eğitim Merkezi (ÜSEM) olarak hizmet sunmaktadır. Bu merkezlerden personel ve fizik altyapısı güçlü olan 14’ü de Üreme Sağlığı Bölgesel Eğitim Merkezi (ÜSBEM) olarak faaliyet göstermektedir. Hizmet içi eğitimlerin yürütülmesinde ÜSBEM’ler ve bunlara bağlı olan ÜSEM’lerin bütüncül bir yaklaşımla, işbirliğiyle ekip anlayışı içerisinde çalışmalarının sağlanarak eğitimlerin sürdürülmesi önemlidir.

Bu kapsamda yayımlanmış olan 02 Mayıs 2011 tarih ve 2178 sayılı Üreme Sağlığı Eğitimcileri hakkındaki genelge aşağıda yer almaktadır.