TREN

CNN TÜRK “BUGÜN” Programı



BÜŞRA ARSLANTAŞ-
Sağlık Bakanı Recep Akdağ’la birlikteyiz. Gündemde sorulacak sorular çok fazla, ama bunun dışında son günlerde kiminle karşılaşsak hasta. Acaba bir salgın mı var? İnatçı bir salgın mı var? Keçi gribi olduğu söylentileri var, domuz gribi geri mi dönüyor; bu sorular akıllara geliyor, işte bunu Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a soracağız.

Efendim, domuz gribi geri mi dönüyor, yoksa inatçı bir salgın mı var ortada?

PROF. DR. RECEP AKDAĞ-Şimdi biz bütün Türkiye’de belli bölgelerde üst solunum yolu enfeksiyonu, nezle, grip benzeri hastalardan örnekler alarak bunları hangi mikroplar yapıyor izliyoruz. Hıfzısıhha Başkanlığımızın böyle sürekli bir izlemi var. Şu anda Türkiye’de bir grip salgınından söz edemeyiz. Ama bu mevsimler grip mevsimleridir. Her an için bir grip salgını da başlayabilir, bunu takip ediyoruz. Vatandaşlarımız hasta olanlarının büyük çoğunluğu şu anda nezle. Ama halk arasında biliyorsunuz nezleyle grip ayrımı pek yapılmaz, hepsine grip deyip geçiveriyoruz. Çok ciddi bir hastalık söz konusu değil ama inatçı öksürükle giden bir nezle durumu var. Vatandaşların bunu mutlaka böyle öksürükleri falan uzuyorsa doktorlarıyla görüşmeliler.

 

bakan

 

BÜŞRA ARSLANTAŞ- Yaşanan grip değil nezle dediniz. Peki, geçen yıl domuz gribini yaşamıştıK, bu yıl keçi gribi bir şey var mı?

PROF. DR. RECEP AKDAĞ-Bunu gazeteci arkadaşlardan işitiyorum, böyle bir şey yok. Ama belki uzun süren öksürüklerden dolayı vatandaş kendisi böyle bir isim takıyorsa, o da vatandaşımızın zekiliğinden kaynaklanıyor herhalde yani.

BÜŞRA ARSLANTAŞ- Peki son dönemlerde bu sıkça yaşanan nezle için ne yapmamız gerekir?

PROF. DR. RECEP AKDAĞ-Bol sıvı almak ve mümkün olduğu kadar istirahat etmek lazım. Özellikle antibiyotik kullanımının nezlede, gripte hiçbir yararı yok. Hatta nezle ve gripten sonra bazı komplikasyonlar yaşanabilir; sinüzitler, kulak iltihapları, zatürreeler gibi. Siz nezle ve gripken antibiyotik kullansanız da bunlar yaşanıyor. Onun için bu teknik bir mesele, ama vatandaşımız bilmesi gereken en önemli husus şu: Nezleyseniz ya da gripseniz, size doktorunuz özel bir sebepten dolayı antibiyotik önermemişse kesinlikle antibiyotik kullanmayın.

BÜŞRA ARSLANTAŞ- Peki hastalıklara geri döneceğiz ama bir başka soruyla devam etmek istiyorum; Diyarbakır Tabipler Odası iki dilli uygulamaya geçti. BDP’nin önerisini takip ederek onlar da iki dilli uygulamaya geçtiler. Daha önce de sözlük yaptırmışlardı. Hekimler hastalarla iletişim güçlüğü çekiyor diyerek bir sözlük hazırlamışlardı ve doktorlara dağıtmışlardı. Var mı Sağlık Bakanlığı’nın böyle bir projesi? Doğu’da hekimlere Kürtçe dersi verilmesi, Kürtçe dili kursu verilmesi gibi projesi var mı?

PROF. DR. RECEP AKDAĞ-Böyle bir projemiz yok. Aslında ciddi ölçüde böyle bir problem de yaşamıyoruz. Bu meseleleri bir vatandaşın ihtiyacına göre tasarlamak lazım. Bunun dışında farklı maksatlarla bunlar tasarlandığında gerçek yararın olduğuna da inanmıyorum. Bölgede yaşayan vatandaşlarımız büyük çoğunluğu Türkçe konuşabiliyor ve Türkçe’yi anlayabiliyor. Sorun daha ziyade, belli bir yaşın üstündeki insanlarla ilişkili. Orada da biz, meselenin bu bölgede Kürtçe’yi bilen çok sayıda insan olduğu için bir şekilde gerçekten Türkçe konuşamayan vatandaşlarımız, kardeşlerimiz varsa buradaki diğer personellerin desteğiyle, yardımıyla bu çözülüyor. Dolayısıyla, bizim özel bir programımız yok. Ama bir kimse eğer Türkçe’yi anlayamayacak durumdaysa ya da derdini Türkçe anlatamayacak durumdaysa, tabi ki ona yardımcı olmak lazım. Bunun dışında özel bir program yapmıyoruz. Tabip Örgütünün de hani böyle işte bölgede yaşayan ve Kürtçe’yi bilmeyen sağlık personeli de Kürtçe, en azından bazı şeyleri öğrensin çabası içinde olması normal olabilir. Ama kendisinin bizatihi bir uygulayıcı özelliği yok yani bu hususta. Dolayısıyla, Tabip Örgütü şunu başlattı, bu uygulamayı yaptı demek doğru değil.

BÜŞRA ARSLANTAŞ- Peki yine sağlıkla ilgili bir başka konuya geçelim. Hastalıkları ilgilendiren, direkt hastalıklarla ilgili değil ama aslında AK Parti Hükümetinin çok da iddialı bir projesi bu sağlık kampusları, sağlık kentleri kurulacak. Seçim öncesine yetişecek bu kampuslar, neleri içerecek, özelliği ne?

PROF. DR. RECEP AKDAĞ-Tabi biz uzun süreli düşündüğümüz için seçim öncesi, seçim sonrası hesabını doğrusu pek yapmıyoruz. Şunu da biliyoruz ki, 2011 seçimlerinden sonra da AK Parti olarak iktidardayız, yolumuza devam edeceğiz. Bu anlamda, Kayseri’deki kampusla ilgili olarak ihale son aşamasına geldi.

BÜŞRA ARSLANTAŞ- Öncelikle kaç ilde olacak, onu sorayım?

PROF. DR. RECEP AKDAĞ-Şöyle söyleyeyim: Şu anda kampus olarak düşündüğümüz zaman bizim büyük bölge illerimizin hemen hepsinde bu kampusları kuruyoruz. Yani Doğu’da Van’da, Erzurum’da, Trabzon’da, Güneydoğu’da, Rize’de, işte Konya’da, Kayseri’de, Antalya’da, İzmir’de, Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlerimizin hemen hepsinde bu kampusları kuruyoruz, Samsun’da. Önemli bir kısmında bu kampusların ana binalarını yaptık; mesela Erzurum’da yaptık, Samsun’da yaptık, Diyarbakır’da yaptık.

BÜŞRA ARSLANTAŞ- İçinde neler olacak, spor merkezleri, hastane, rehabilitasyon merkezleri?

PROF. DR. RECEP AKDAĞ-Şöyle: Şimdi bunlar birkaç hastaneden oluşan bir kompleks. Örneğin bir ana hastane, bir kadın doğum hastanesi ve çocuk hastanesi, bir kalp hastanesi, bir onkoloji, yani kanser hastanesi, bir rehabilitasyon hastanesi. Bunların yanında psikiyatri hastaneleri düşünüyorduk, o fikrimizden vazgeçtik. Dünya Sağlık Örgütüyle yaptığımız çalışmalarda ayrı psikiyatri hastaneleri yapmanın çok sağlıklı olmadığı sonucuna ulaştık. Psikiyatri yataklarını daha ziyade diğer hastanenin içine koyacağız ve psikiyatri de toplum temelli ruh sağlığı dediğimiz daha yeni bir modele geçiyoruz. Daha çok sayıda merkez, vatandaşın kolay ulaşacağı merkezlerle. Söylediğim gibi, Kayseri’deki ihale son aşamasına geldi. Bu arada Ankara Etlik, Bilkent, bunların ihaleleri devam ediyor, ihale süreçlerini başlattık. İşte İstanbul İkitelli’nin ihale sürecini başlatmak üzereyiz. Ama bu ihalelerin süreçleri biraz uzun. Çünkü bunların önemli bir bölümünü kamu özel ortaklığıyla yapıyoruz.

BÜŞRA ARSLANTAŞ- Ankara’da kaç tane olacak, İstanbul’da kaç tane?

PROF. DR. RECEP AKDAĞ-İstanbul’da İkitelli’de büyük bir kampus yapıyoruz. Onun dışında İstanbul’da birçok hastane binası zaten inşa ettik. Halkalı’da inşa ettik, Pendik’te inşa ettik, başka şu anda yürüyen birçok işimiz var. Şöyle ifade edeyim: Bu kampusları biz inşallah nasip olursa 2015’in sonuna kadar bütün Türkiye’de kurmuş olacağız.

BÜŞRA ARSLANTAŞ- Peki kansere geri dönelim. Kanser için Sağlık Bakanlığı çok fazla enerji ve zaman harcıyor, çok önem verdiği konulardan bir tanesi. Özellikle de rahim ağzı kanseriyle ilgili Sağlık Bakanlığının yeni bir projesi olduğunu duyduk, sizden öğrenelim.


 

bakan2


 

PROF. DR. RECEP AKDAĞ-Şimdi rahim ağzı kanserleriyle ilgili iki ana konu var. Rahim ağzı kanserlerine bir virüs sebep oluyor. Dolayısıyla, bu virüsten korunursanız veya kadınları bu virüsten korursanız, rahim ağzı kanserinden de korumuş olabilirsiniz. Bir aşısı var. Biz bu aşıyı bu sene aşı takvimine almayı düşündük, firmayla da ön çalışmalar yapıldı. Çok ucuz bir fiyata da aşıyı almak belki mümkün olacak. Ancak Bilimsel Kurulumuz henüz Türkiye’de yeterli araştırma yok, sıklığıyla alakalı, hani aşı gerekli midir anlamında bize bir görüş bildirdi. Şimdi Bilimsel Kurulla birlikte Türkiye’de geniş bir araştırmaya başladık. Bu araştırmaların sonucuna göre aşının kullanılıp kullanılmayacağına karar vereceğiz.

Onun dışında bir de tarama var. Tarama, iki türlü yapılabiliyor. Bir; bayanlardan bir sürüntü alınarak orada mikroskobik incelemeler yapılıyor. İkincisi de; genetik araştırmayla, DNA araştırmasıyla yapılıyor. Şimdi bu DNA araştırmasının da Türkiye’de ne kadar pratik olup olmadığını araştırıyoruz. Eğer maliyet etkinlik açısından uygun olursa bu uygulamaya da geçeceğiz.

BÜŞRA ARSLANTAŞ- Peki, başka konuya geçelim, zamanımız daraldığı için hızlı geçelim istiyorum. Deniz ürünlerinde ağır metal araştırması vardı, Sağlık Bakanlığı uzun bir süredir üzerinde çalıştığı. Acaba, Marmara’da, Ege’de, Akdeniz’de, Karadeniz’de risk var mı?

PROF. DR. RECEP AKDAĞ-Elimizdeki veriler, çalışmanın sonuçları deniz ürünlerinde bir risk olmadığını gösterdi. Ama bu izlemeye aldığımız konulardan biridir. Yani bugün risk yok, yarın başka bir zaman başka bir kirlenmeden dolayı risk ortaya çıkabilir, onun için bu meseleyi izleyerek vatandaşlarımıza gerekli bilgilendirmeyi yapacağız.

BÜŞRA ARSLANTAŞ- Son olarak da sohbetimiz Tam Gün’le kapatalım istiyorum. 1 Şubat’ta yeni bir dönem başlıyor, üniversite hastanelerinde hoca parası kaba tabiriyle artık kalkacak. Bu dönemi siz bize anlatır mısınız, nasıl faydalar getirecek Türkiye’ye?

PROF. DR. RECEP AKDAĞ-Bu vatandaşımız için bir çilenin daha ortadan kalkması demek. Aslında kuşkusuz ki sistemi nasıl kurarsanız, sağlık çalışanları ve doktorlar, hocalar o sisteme göre bir hizmet veriyorlar. Geçmişte kurulmuş olan sistem şöyle çalışıyordu: Bir üniversite hastanesine gideceksiniz, orada bir hocaya muayene olmak için genellikle ya muayenehaneye gitmeniz gerekir ya da benim ifademle hastanenin içine taşınmış olan muayenehanelere, yani özel muayene para vermeniz gerekir. Bunu değiştiriyoruz, bir sene önce kanunu yaptık, üniversitelerimize bir geçiş süreci süresi koymuştuk, 1 sene tamamlandı. 1 Şubat’tan itibaren artık üniversite hastaneleri, devlet üniversitelerine giden vatandaşlarımız döner sermaye farkı, hoca parası, özel muayene parası, özel ameliyat parası adı altında bir para ödemeyecekler. Peki hocalarımızın emeklerinin karşılığı nasıl verilecek? Bunu YÖK ve üniversitelerle çalışıyoruz. Biz Sağlık Bakanlığı olarak mutlaka hocalarımızın buradaki emeklerinin karşılığının verilmesini sağlayacak tedbirlerin alınmasını istiyoruz. Bu anlamda bir yönetmelik de yapılıyor. Bir taraftan hocalarımız kendi emeklerinin karşılığını almalılar. Ama bunu vatandaştan istediğimiz parayla yapmamalıyız, bu yanlıştan dönmüş olacağız.


 

bakan1



 

BÜŞRA ARSLANTAŞ- Yani iki taraf da bu uygulamadan memnun kalacak. Vatandaşın da, doktorun da faydasına olacak dediniz.

Çok teşekkür ederiz sohbet için.

PROF. DR. RECEP AKDAĞ-Ben teşekkür ederim, sağ olun.