|
ANKARA / 15.10.2009
KIZAMIKÇIK AŞILAMASI İLE İLGİLİ
BASIN AÇIKLAMASI
Bir sendikanın, “Kızamıkçık Aşılaması” ile ilgili hiçbir bilimsel veri ve temele dayanmayan, kamuoyumuzu yanıltıcı iddiaları hakkında daha önce gerekli açıklamayı yapmıştık. Ancak yaptığımız bu açıklamanın dikkate alınmadığını ve halen bu konu ile ilgili doğru olmayan haberlerin bazı medya organlarında yer aldığını görmekteyiz. Basın Kanununun ilgili maddelerindeki hükümlere başvurmadan önce konu ile ilgili açıklamamızı bir kere daha paylaşmak istiyoruz:
……
Kızamıkçık, özellikle çocukluk döneminde yaygın olarak görülen, hafif seyirli döküntülü bir hastalıktır. Gebeliğin erken döneminde annenin kızamıkçık hastalığı geçirmesi anne karnındaki bebekte “Doğumsal Kızamıkçık Sendromu” adı verilen hastalığa, bu hastalığa bağlı ciddi sakatlıklara ve bazen de ölüme neden olur.
Kızamıkçık hastalığının kontrolü için en etkili yöntem aşılamadır. 2006 yılında kızamıkçık aşısı kızamık ve kabakulak aşısı ile beraber üçlü aşı olarak aşı takvimine alınmış ve ücretsiz olarak uygulanmaya başlanmıştır. Ayrıca okul aşılamaları yapılarak Haziran 2009’a kadar liseler dâhil tüm ilk ve orta öğretim öğrencileri aşılanmıştır. Bu yoğun aşılamalardan sonra kızamıkçık hastalığının görülme sıklığı oldukça azalmıştır. Dünya Sağlık Örgütü 2010 yılına kadar Avrupa’dan kızamıkçık hastalığının tamamen ortadan kaldırılmasını hedeflemiştir. Bu hedefe ulaşmak için doğurganlık çağı kadınlarını da kapsayan aşı kampanyaları düzenlenmesi tavsiye edilmiştir.
Bakanlığımız ulusal takvime girecek aşılara, uygulanacak yaş gruplarına, uygulama zamanlarına bilimsel veriler doğrultusunda ilgili akademisyenlerden oluşan Bağışıklama Danışma Kurulunun (BDK) tavsiyelerine göre karar vermektedir. 05.03.2009 tarihinde yapılan BDK toplantısında, kızamıkçık aşılamasının, 2008-2009 öğretim yılında lise öğrencilerine ve doğurganlık hızının en yüksek olduğu 18-35 yaş kadın grubuna yapılması önerilmiş ve bu öneri Bakanlığımız tarafından uygulanmıştır. Bu karar alınırken ülkemizde yapılan mevcut bilimsel çalışmalara göre doğurganlık çağı kadınların yaklaşık %15’inin kızamıkçık hastalığı geçirmediği ve gebelik döneminde hastalanarak Doğumsal Kızamıkçık Sendromu geçirme riski altında oldukları dikkate alınmıştır.
Temmuz 2009 tarihinde 18-35 yaş kadın aşılamasına başlanmış ve Ağustos 2009 sonunda tamamlanmıştır. Hedef gruba ulaşma kolaylığı nedeni ile uygulama öncelikle aile hekimliği uygulamasının yapıldığı illerde başlatılmıştır. Dünyadaki literatür verilerine göre kızamıkçık aşılaması sonrası Doğumsal Kızamıkçık Sendromu gelişen hiçbir vaka bildirilmemiştir. Buna rağmen teorik risk nedeni ile gebe olanlar ve daha sonraki 4 hafta içinde gebelik planlayanların aşılanmaması talimatı verilmiştir.
Konu ile ilgili sağlık personeline eğitimler verildikten sonra, aşı uygulanacak kişiler sağlık kuruluşlarına davet edilerek uygulama öncesinde yüz yüze bilgilendirilmiş ve uygun kişiler aşılanmıştır. Bu uygulama ile 33 ilde 18-35 yaş grubu kadınlardan toplam 1.037.255 kişi aşılanmıştır. Aşı uygulamaları döneminde gebeliği olan 156.373 kişi ve 4 hafta içerisinde gebelik planlaması olan 88.532 kişi bu sebeplerle aşılama için uygun bulunmadığından aşılanmamıştır.
Uygulama sırasında gebeliklerini gizleyen, gebe olduğunun farkında olmayan veya sağlık personelinin uyarılarına rağmen 4 haftalık dönemde gebe kaldığı tespit edilen vakaların değerlendirmesi amacıyla konuyla ilgili beş akademisyenden oluşan Bilimsel Değerlendirme Kurulu toplanmıştır. Kurul, bu vakalardan numune alınarak aşılama öncesi kızamıkçık hastalığı geçirip geçirmediklerinin tespitine, hastalığı geçirmiş olanların normal gebelik takibi ile izlenmelerine, hastalığı daha önce geçirmemiş ve aşılanmış olan gebelerin ise perinatal tanı merkezlerinde takiplerinin yapılmasına karar vermiştir.
Ayrıca Bilimsel Kurul tarafından gebelikte kızamıkçık aşısı yapılmış olmasının gebeliğin sonlanmasını gerektirmediğine karar verilmiştir.
Kurul kararlarına uygun olarak İl Sağlık Müdürlükleri bu durumdaki vakaları tespit etmeleri, bu vakalardan numune alarak laboratuara göndermeleri ve sonuca göre kişileri bilgilendirerek izlemeleri hususunda talimatlandırılmıştır. Alınan numunelerde 16 kişinin daha önce kızamıkçık hastalığı geçirmediği ve hastalığa karşı doğal bağışıklıklarının olmadığı, diğer vakaların ise daha önce hastalığı geçirdikleri belirlenmiştir. 16 kişi perinatal tanı merkezlerine yönlendirilmiş olup diğer vakaların normal gebelik izlemleri devam etmektedir.
İzmir ilinde ise aynı yaş grubundan 182.280 kişi aşılanmıştır. Bunlardan 135 kişinin aşılandığında gebe olduğu veya aşılanma sonrası 4 hafta içinde gebe kaldıkları tespit edilerek numuneleri alınmıştır. Yapılan tetkiklerde 134 kişinin doğal bağışıklığının olduğu sadece bir kişinin daha önce kızamıkçık hastalığı geçirmediği ve hastalığa karşı doğal bağışıklıklarının olmadığı tespit edilmiş ve takipleri için perinatal tanı merkezine yönlendirilmiştir.
Yaz aylarında diğer aşılarda olduğu gibi kızamıkçık aşısında da soğuk zincirin kırılması söz konusu değildir. Hiçbir aşılama kampanyası veya rutin aşı uygulamasında miadı dolmuş aşı uygulaması söz konusu olmamıştır.
Bakanlığımız halk sağlığını doğrudan ilgilendiren bütün sağlık faaliyetlerinde olduğu gibi aşılama faaliyetlerine de ihtimam göstermekte ve bütün süreçler hassasiyetle takip edilmektedir.
Bu bakımdan İzmir’de bir sendikanın aşılama hizmetlerini aksatıcı, kamuoyunu yanıltıcı ve şüphe uyandırmaya yönelik, yanlış bilgilendirici ve bilimsellikten uzak iddialarına itibar edilmemesi gerekmektedir.
Kamuoyumuza saygıyla duyurulur.
|