ANA SAYFA

1. Uyuşturucu İle Mücadele Şurası Ankara'da Gerçekleşti

GÜNCELLENME TARİHİ : 17/10/2017


Uyuşturucu bağımlılığını, mekanla ve nesille sınırlı olmayan bir sorun olarak niteleyen Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu konuşmasında şu sözlere yer verdi.

“2012 yılında dünyada 243 bin kişi hayatını kaybetmiş durumda. Ülkemizde ilk temas 15-24 yaş arasında yüzde 2,7. Düşük görünüyor, ama eğer tedbir alınmazsa çok daha yoğun problemlerle karşılaşacağımız aşikar. Son 12 yıl içinde bir çok çalışmaya öncülük etti hükümetlerimiz. BM ve AB ile ilgili uluslararası sözleşmeleri kabul etti. 2006-2012 yılını kapsayan strateji belgesi yürürlüğe girdi. 2008' de TBMM bünyesinde uyuşturucuyla madde bağımlılığla ilgili meclis araştırma komisyonu kuruldu, 2014' te cezalar artırıldı.

Birincisi bu sorun mekan aşan nesil aşan bir sorun olma hasebiyle bir süreç yönetimi gerektirir. Yani noktasal çalışmayla istenen netice elde edilemez. Dört ana unsur... Birincisi tespit. Hala bizim sorunun tespiti fotoğrafını çekmek anlamında yapacağımız çok iş var. Bu sorunun kapsamını istatiksel verilerin sıhhatini ele alarak değerlendirmeye almalıyız.

Bizdeki veriler 2,7. Ama istatistiklere yansımayan bir şey var mı? Biz rehavete kapılırsak sorunu göremezsek tedbir almakta yetersiz kalabiliriz. Mahallelere kadar inecek şekilde resmini çekecek araştırma stratejisine ihtiyaç var. Türkiye'nin uyuşturucu haritasını çıkartacağız, keşke hiç olmasa ama, bir uyuşturucu haritamız da var.


“KORUYUCU TEDBİRLER ALACAĞIZ”

İkinci aşaması koruyucu tedbirler. eğer sorun çok baş edilemez noktaya geldiği anda tedbir almakla kalırsak, sadece tedaviye dönük tedbirler olur. Ama öncelik koruyucu aşama. toplumsal bilinç çok önemli. Toplumun her katmanında buna bu soruna ilgiyi ve özeni uyandırmak. Şöyle bir kanaat vardır, bir problem bize gelene kadar bizden çok uzakta olduğunu düşünürüz. Depremi hep gazetelerden okuyan insanımız 1999'da hayatımızın istemediğimiz ama kaçınamadığımız bir sanmayın ki uyuşturucu meselesi sizden çok uzakta. Her an yanıbaşınızda çıkabilecek sorun olduğunu bilmek zorundayız. Toplumun her kesiminde, en üst kesiminde de en alt gelir grubunda da çok önemli problem. O zaman bizim her kesime hitap edecek şekilde toplumsal bilinç uyandırmaya ihtiyacımız var.

En önemli odağını okullar oluşturuyor. Onun için gerekli yasal düzenlemeleri de yapıyoruz. Okul ve çevresi diyoruz. Okul önünde duvar dibinde satıcılardan tutunda, kantin işletmecilerine kadar koruyucu tedbir alanları var. Biraz önce yüreğimiz yakan anne baba feryadı dinledik. Annelerimiz babalarımız sorunla karşılaştığında, çocuklarımızın ayıbını deşifre edeceğiz diye düşünmemeliler. Bunun hastalık olduğunu düşünerek, tek başına sorunu çözmek yerine uzmanlardan istifade etmek durumundalar.

Hangi sorun olursa olsun, en önemli kaynaklardan birisi aile muhabbetidir. Eğer bir ailede muhabbet kuvvetliyse, her konuda sarılıp sorunları birlikte çözüyorsa, o ailelerde sorun çıkması az oluyor, çıktığında da çözmek kolay oluyor.

Bir network var karşımızda. Üretici aracı tüketici. Üreticilerin de kaynağı var aktarıcısı var. O zaman bizim yapmamız gereken networku kırmaktır. Uyuşturucu tacirleri bizim için en zararlı teröristlerdir ve terör muamelesi göreceklerdir. Biz bir taraftan böylesine, bir nesli değil nesilleri mahvedecek rant alanını yok etmeye çalışırken, diğer taraftan koruyucu ve bir anlamda bütün negatif unsurları yok edici bir network kurmak zorundayız. Bu çetelere karşı mücadeleyi omuz omuza vermeliyiz.

 

“NARKO TİMLER KURULACAK”

Önleyici tedbirler içinde narko timler var. Ama son eğer bir şeyi tespit ediyoruz. Koruyucu tedbir alıyoruz. Ama buna rağmen bu eleklerden geçerek eğer soruna bir şekilde bulaşmış müptela olmuş vatandaşlarımız varsa, rehabilitasyon tedavi aşaması. Bir danışma hattı 24 sat çalışacak. Daha sonra narko timler, sonra amatem'ler. Bu çerçevede narko timler önem taşıyor. Son iki üç ay içinde çalışmalara hız verdik. Narko timler devreye girecek 11 ilde başlamak üzere, narko timler alanda mücadele bağlamında önemli misyon üstlenecekler. 2017'ye kadar 20 merkez daha açılacak.

Gönüllü çalışan gençlik timleri kurmayı planlıyoruz. Eğer bir mahallede yaygın bir uyuşturucu kullanımı varsa, mahallede semtte başlamak üzere kapsamlı bir bilinçlendirme çalışmaları yapılacak.  Bu tablo ortaya konduktan sonra bir planlama içinde hareket etmemiz lazım.

Viranelerin 2018'e kadar tasfiye edilerek buraları bir takım uyuşturucu çetelerinin burada odaklandıkları ve buralardan çevreye doğru sirayet ettikleri bütün o mekanlar tasfiye edilecek. Yıkılmamış binalar tam bir tehdit odağıdır. Yargı süreci içinde bu binaların bir an önce, kararların hızlandırılması, o binalar ve metruk alanların etrafında bir uyuşturucu odaklanması bakımından ciddi sıkıntı doğuruyor. Bataklıkların kurutulması temel hedefimiz. Daha sonraki aşamada 2019-2023 arasında ise bu sorunu marjinalleştirecek bir çaba içinde olacağız. Uyuşturucunun ilk aşamasında içeri giren birisi, satıcı olarak dışarı çıkabiliyor. Ceza ve tevkif evlerine dönük olarak da ciddi bir eğitim faaliyeti yürüteceğiz.”



"UYUŞTURUCUYU TERÖR GİBİ DEĞERLENDİRİN"

Uyuşturucu ile Mücadele Yüksek Kurulu Başkanlığını yürüten Başbakan Yardımcımız Sayın Bülent Arınç ise uyuşturucunun terör gibi değerlendirilmesini istedi.

“Sosyal değişkenler hem suç çeşitliliğini artırmış hem de uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmasına neden olmuştur. Tıpkı terör gibi insanlığa karşı işlenen suçlar gibi değerlendirin.15-24 yaş orası bir kere deneme oranı AB ortalaması yüzde 29 iken, Türkiye'de bu oran yüzde 2,7. Türkiye'de yatarak tedavi gören kişi sayısı 2004 yılında 1417 iken 2013 yılında 11 bini aşmıştır.”


“YAVRULARIMIZI, AMATEM SÜRECİ BAŞLAMADAN İLK TEMASTA KURTARACAĞIZ”

Uyuşturucu ile mücadele eylem planı üzerinde 5 aydır yoğun bir çalışma yürütüldüğünü vurgulayan Uyuşturucu ile Mücadele Yüksek Kurulu Koordinatörü Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, planla ilgili detayları anlattı.

 “Birinci kademe olarak alo uyuşturucuyla mücadele ve destek hattını kuruyoruz. Her anne her veli her birey her türlü danışmayı desteği alabileceği güçlü bir danışma hattı. Sosyal destek uzmanı, emniyet birimleri. Kendisinin de acaba burada görüşürsem başıma bir sıkıntı gelir mi demeyeceği, alo uyuşturucuyla mücadele destek ve yardım hattı bizim mücadelenin en önemli ayaklarından olacak. Narko timler mahalle sokak düzeyine kadar inerek bizim evlatlarımızla insanımızla tacirlerin sayın başbakanımızın tabiriyle uyuşturucu teröristlerinin buluşamayacağı, hızla müdahale edeceği sistemi kuruyoruz. Yılbaşı itibariyle sistem devreye girecek.

Burada annelerden babalardan ve tüm toplumdan, uyuşturucu konusunu bir suçlu muamelesi göstermeden bir hastalık gibi görerek onu yanlış adresten döndürmek için, tedavi eden, onu meşru doğal zemine çekebilecek bir anlayışı da biz öncelikliyoruz. Evlatlarımız damga yemesin. Aile hekimlerimizin bu anlamda onların eğitimlerine, destek eğitimlerini başlatıyoruz. Biz AMATEM sürecine gelmeden, ilk temas ettiği andan itibaren onu oradan kurtarabileceğiz.”

Şura’nın açılışında konuşan TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanımız Sayın Necdet Ünüvar da uyuşturucuyla kullanım yaşının düşmesine vurgu yaptı.

“Hükümetimiz uyuşturucuyla mücadeleyi önemsemektedir. Türkiye iki açıdan risk altındadır. Uyuşturucu kullanımı 30 yaşın ltındadır, Türkiye nüfusunun yarısı da 30 yaşın altındadır. İkinci risk, yasa dışı afyon üretiminin tamamını karşılayan Afganistan' ın çok önemli bir eroin pazarını taşıyan balkan rotası Türkiye üzerinden geçmektedir. Bu sebeple 14 temmuz 2014 tarihinde 7 bakanlık ortak çalışma başlattı.”