ANA SAYFA

Sayın Bakanımızın Deprem Bölgesinde Görev Alan Sağlık Çalışanlarına Mesajı (23.11.2011)

GÜNCELLENME TARİHİ : 02/10/2015

DEĞERLİ MESAİ ARKADAŞLARIM;

23 Ekim’de Van-Erciş’te büyük bir deprem felaketi yaşadık. Deprem sonrası bölgede yeni sarsıntılar meydana geldi. Kurban bayramını depremin gölgesinde idrak ettik. Ne yazık ki bayramın son gününde yaşanan yeni deprem de yıkım ve can kayıplarına yol açtı.

Deprem, aslında sadece Van’ı ve Vanlıları değil hepimizi sarstı. Millet olarak acıyı içimizde hissettik, seferber olarak yara sarmaya giriştik. Hiç şüphesiz bu anlamda en büyük görev sağlık camiası olarak bize düşüyordu.

Sağlık, tabiatı gereği zamana endeksli, vaka ve olayları sizin belirlediğiniz bir alan değildir. Çoğunlukla ferdi ya da toplumsal sağlık sorunları ile nerede, ne zaman karşılaşacağınızı tayin şansınız yoktur. Keza deprem gibi afetlerde, sağlık hizmeti sunanların kendileri de mağdur ve/veya hizmete muhtaç olabilirler. Sağlık merkezlerini tatile sokmak, çalışanları tahliye ise zaten düşünülemez. Nitekim kurtarma çalışması yürüten arkadaşlarımızdan kendisi göçük altında kalanlar bile oldu.

Ne yazık ki depremde biz de; Semahat Balta, Cemile Bolaç, Kenan Canpolat, Meltem Çelebioğlu, Onur Özçakmak, Dr. Ramazan Sansür, Hikmet Tekin, Abdullah Yaşar, Dr. Muammer Yılmaz, Diş. Hek. Hakan Yurtkuran arkadaşlarımızı kaybettik.

Yine çok sayıda arkadaşımız yaralandı. Hayatını kaybeden ya da yaralananlar yanında yakınlarını kaybeden çalışanlarımız da oldu. Vanlı diğer vatandaşlarımız gibi çalışanlarımız da ev barklarını, mal mülklerini yitirdiler.

Kıymetli Arkadaşlarım;

Bizler, gereğinde acısını yüreğine gömerek yekdiğerine şifa elini, yardım elini uzatmakla mükellef mesleğin mensuplarıyız. En güzeli mükellefiyeti gönüllülüğe tebdil edebilmektir. Sizler de bu bilinçle ve tam bir diğerkamlıkla görev ifa ettiniz.

Öğle saatlerinde meydana gelen depreme, birkaç saat sonra yerinde nezaret ettiğimde arkadaşlarımı aşkla, şevkle çalışır buldum. Her yıkıntının üstünde çok sayıda UMKE çalışanımız bir canın daha hayata tutunabilmesi için çırpınıyordu. 112 Acil ekiplerimiz, ilk andan itibaren ‘Hızır’ gibi her tarafa yetişmenin gayretinde oldu. Zaman ve mekan ayrımı gözetmeden doktorundan hizmetlisine her arkadaşım üstüne düşenin en iyisini yapmak için uğraştı. İkinci deprem talihsizliğine rağmen çalışma azim ve motivasyonumuzu yitirmedik. Kısaca mesleğimiz ve camiamız adına yüz ağartan hizmetlere imza attık.

Ortaya konan performans, diğerkam çalışma, sadece iç kamuoyumuzun değil, dünyanın da dikkatinden kaçmadı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri dahil takdir ve sitayişler aldık. Halkımızdan, devlet ricalimizden, iç ve dış kamuoyundan şahsıma tevdi edilen takdir ve teşekkürleri, görev üstlenen her bir arkadaşıma ayrı ayrı takdim ediyorum. Zira bu başarı, önce tek tek sahada görev alan siz arkadaşlarımın eseridir.

Sağlık Ordumuzun Neferleri Değerli Arkadaşlarım;

Bazılarınız tatbikat halindeyken, gerçek bir felakete koştunuz. Her yaşanmışlık aynı zamanda bir tecrübedir, derstir. Biz de bu tecrübeden gerekli dersleri çıkararak, müteakip olaylar için çok daha donanımlı ve hazırlıklı olmanın yollarını arayacağız.

Zaman zaman depremzede vatandaşlarımızdan daha namüsait şartlarda görev ifa ettiniz. Anne rikkatiyle şahsi fedakarlık gösteren, inisiyatif geliştiren dahası kahramanlık sergileyen arkadaşlarım oldu. Buna tanık oldum, duydum, yaşadım. Hiçbir sistem, hiçbir teçhizat ya da imkan insan faktörünün önüne geçemez. Bu en büyük güvencemizdir. Bunu teslim ederek, sağlık hizmeti sunumunda, önce bu hizmeti sunanların şartlarının düzeltilmesi adına gerekli ilave tedbirleri de alacağız.

Ülkenin Sağlık Bakanı olarak, depremde hayatını kaybeden arkadaşlarıma Allah’tan rahmet, kalanlarına başsağlığı ve sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Şunun bilinmesini isterim ki, arkadaşlarımızın geride kalan yakınları bizim de yakınlarımız, kendileri bizim emanetimizdir.

Yakınlarını kaybetmesine, kendileri de birer depremzede olmalarına rağmen, görevlerinin başında olma iradesini gösteren arkadaşlarım, şahsımın, sağlık camiasının ve ülkemizin medar-ı iftiharlarıdır. İsimsiz kahramanlarımız olarak, göğsümüzü kabarttınız, duygularımızı coşturdunuz…

Gönüllü olarak felaket bölgesine koşan arkadaşlarım; afet esnasında ve sonrasında gösterdiğiniz performans destansı idi. Ediplere sadece destanı yazması kaldı. Onlar da bunu yapacaklardır.

Gereğinde neler yapabileceğimizin güvenini hem bana, hem ülke insanımıza yaşattınız. Şahsım ve milletimin hissiyatına tercüman olarak hepinize takdir ve teşekkürlerimi iletiyorum. Hepinizle iftihar ediyor, gözlerinizden öpüyorum…

Prof. Dr. Recep AKDAĞ

T.C. Sağlık Bakanı